Vah Zavallı büyük (!) Ozan Arif Sağ, Vahh

Bildiğimiz gibi 9 Kasım 2008 tarihinde Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri tarafından Ankara Sıhhiye’deki Büyük Alevi Yürüyüşü ile ilgili olarak Fethullah Gülen Efendi’nin en büyük dostu İzzettin Efendi’nin tüm basın yayın organlarına “bu mitingin liderliğine soyunanların Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum” ve “oraya Alevi yurttaşların itibar edeceğini katılacağını zannetmiyorum. 25 -30 milyon insandan kaç kişinin katılacağını göreceğiz” sözlerini sarfetmişti. Ama o mitinge 135 bin kişinin katılmış ve İzzettin Efendi o tarihten sonra sus pus olmuştu… Çünkü Aleviler, Bektaşiler, Kızılbaşlar Alevi asimilasyonuna hizmet eden bu zata itibar etmemişlerdi, etmeyecekler de.

Ve geçtiğimiz 8 Kasımda Istanbul’un ve Kadıköy’ün asla görmediği 500 binden fazla kitle “Eşit Yurttaşlık Hakkı Talebiyle” alanlara çıkmıştı. İzzettin Efendinin sahibi olduğu Cem TV bu mitingi yayınlamak yerine, aynı gün yapılan MHP kongresini canlı yayınlamıştı.

9 Kasım 2008 Sıhhiye mitinginden sonra AKP hükümeti 2009 Haziranından itibaren bir dizi “Alevi Çalıştayları” düzenlemeye başladı.. İlk çalıştaya Alevi örgütlerinin nerdeyse tamamının katılması, bu örgütlerin sorunun tespiti ve çözümüne yönelik olarak :

– Cemevlerinin; Cami, Havra, Sinagog ve Kilise gibi yasal bir statüde olması
– Zorunlu Din derslerinin zorunlu olmaktan çıkartılması, Dinler Kültürü Dersi adıyla seçmeli olması
– Madımak Oteli’nin Alevilerin talebine uygun bir şekilde Utanç Müzesi olması
– Alevi Köylerine Cami yapmaktan vazgeçilmesi ve köylerdeki Din görevlilerinin geri çekilmesi
– Alevi İnanç merkezlerinin Alevi kurumlarına teslimi

gibi tespitleri yapıp hükümete sunmuş olmasına rağmen, bu çalıştaylar dizisi ilgili – ilgisiz, Alevi asimilasyoncuları da dahil bir çok kişi, kurum ve kuruluşlar davet edilerek devam etti
Bu çalıştaylara davet edilen birçok sanatçı Alevi – Kızılbaş öğretisine ve duruşuna denk düşen duruşlar sergiledi. Ama bu oturumlardan birisine katılmış olan Arif Sağ’ın, 2 Temmuz 1993 Madımak katliamında yitirdiğimiz Sivas Şehitlerini, ailelerini, sevenlerini ve kendisine insanım diyen herkesin kanının donduracak bir şekilde, saygısızca ve büyük bir pişkinlikle dile getirdiği, “Madımak Oteli’nin yıkılmasını, buraya güller veya ağaçlar dikilmesini” önermesi yukarıdaki başlığı yazmama neden oldu…
Yeni Şafak’tan Yasin Aktay 30 Ocak tarihli yazısında, Madımak’ın ne yapılacağı sorununu “rövanşist ve tepkili tutum” yerine Arif Sağ hazretlerinin buyurduğu gibi “makul bir çözüm” arayışı olarak tespit ve formüle edileceğini söylüyor ve Eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç’la Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan için “aynı konuda iyi anlaşıyorlar” diye yazısını sürdürüyor. Ve devamla durumu “toplantıların arka planı ile ilgili netleşen durum, tam bir tanış olma, işi kolay kılma ve yolu yakın kılma hali” diye tespit ediyor.

Şeyh İzzetin Doğan Efendi ve Arif Sağ Hazretleri önderliğinde, asimilasyona hizmette kusur edilmiyor ve 2 Temmuz 1993 yılında yaklaşık 8 saat ve tüm Türkiye’nin televizyonlardan naklen canlı izlediği ve günün sonunda 35 canımızın yakılarak katledildiği katliamın katilleriyle, onların yıllarca savunmalarını yapanlarla “tam tanış edilmeye” çalışılıyor. Ve yine Arif Sağ Efendi’nin akşam rakı kadehleri eşliğinde ortalığı kahkahadan kırıp geçiren fıkralarıyla Alevi asimilasyonu işi kolay ediliyor.

Gerici, şeriatçı ve faşist çevreler birden bire, çok kısa bir süre öncesine kadar Aziz Nesin, Arif Sağ’ı ve PSAKD yöneticilerini Sivas katliamının tahrikçileri oldukları, katledilmelerinin vacip olduğu tespitlerini bir kenara bırakıyorlar; Fethullah Efendi ve İzzet Efendi kardeşliklerini yeterli görmüyorlar ve yeni bir hazreti, yani Arif Sağ’ı keşfediyorlar. Zaman Gazetesinin yazarlarından Ali Bulaç da dünkü yazısında “büyük ozan Arif Sağ’ın “katliamda hem Sünni, hem de Alevi kesimin, yani her iki kesimin de hatalı olduğunu söylediği” tespitinde bulunuyor ve ekliyor “bu çok doğru ve yerindeydi” diyor.

Hem 9 Kasım 2008 Sıhhiye, hem de 8 Kasım 2009 Kadıköy mitingleri öncesi Demokratik Alevi Hareketini, Alevi kitlelerini ve örgütlerini açık açık tehdit eden Devlet Bakanı Faruk Çelik’in bu son çalıştayda da “Madımak’ı kurcalamayın” tespitlerine paralel fikirler üreten İzzettin Doğan efendi ve Arif Sağ hazretlerine, mutlaka Alevi toplumunun da, tarihin de diyecek çok sözleri olacaktır..

Eşit Yurttaşlık Hakkı taleplerimizin görmezden, duymazdan gelindiği, yaklaşık 8 aydır Brezilya dizilerini aratmayan sahte Alevi Çalıştaylarının sorunlara çözüm getirmek yerine boş birer iddia olmaktan öte geçmediği gün gibi aşikardır.. İzzettin Efendiye bugüne kadar çok şey söylendi..

Şimdilerde asimilasyon politikalarından ve AKP’den medet uman, çalıştay akşamlarında elinde kadehler, dilinde fıkralarla katkıda bulunan, Sivas Madımak katliamını unutmamızı isteyen ve bu değirmene su taşıyan Arif Sağ’a diyorum ki :

Vah zavallı büyük (!) Ozan Arif Sağ, vahhh….

Erdal YILDIRIM
31 Ocak 2010

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir