Alevi Cem Töreni

Alevi Cem töreni, evrenin ve yaşamın başlangıcı ve içeriği ile ilgili kadim gerçekleri aktaran, çok yoğun dans (semah), müzik ve sözlü anlatımların (nefesler ve gülbenkler) yer aldığı zengin ritüellerle bezeli kozmik bir şölendir. Alevi Ayin-i Cemi’nde dansın, müziğin ve sözün eşliğinde, evrenin ve insanın Yaradılış’tan bugüne geçirdiği bütün evreler, sembollerle anlatılır. Alevi Ayin-i Cem’i bir bakıma evrenin ve insanın Yaratılış hikâyesinin sahneye konmasıdır, evrensel bir tiyatro klasiğidir. İnsanlık tarihinin sahnelenmiş ilk kutsal töreni olduğu gibi, on bin yıldan uzun süre sahne almış tek gösterisidir. Bu gösteri Yaradılış’ın sebebi, delili ve Yaradılış’ın en kadim hali olan ışığın ana kaynağından çıkışı ile başlar.
Alevi ibadetinin yürütüldüğü cem evinin doğu cephesinde sürekli yanan ve hiç söndürülmeyen bir büyük ışık kaynağı (ocak) bulunur.Hazırlık ritüellerinden sonra Ayin-i Cem bu ışık kaynağından alınan bir ışık ile bir çerağın (çıra) yakılması ile başlar.Bu ritüel ile yeryüzünde yaşamın büyük kaynaktan kopan bir ışığın yeryüzüne inmesi ile başladığın simgesel anlatımıdır.
Alevi inanışına göre insanın varoluş macerası, onun asıl kaynağından (nurdan) koparak başlamıştır ancak Alevilikte, ışığın patlayıp genişlemesi ile ortaya çıkan evrende, evrenin ritmi, sonsuz döngüsü ve insanın ortaya çıkış serüveni, bir çocuğun ana rahmine düşmesinden bir gezegenin doğumuna kadar her şeyi kontrol eden dört kuvvetin varlığı ile mümkün olabildiğine inanılır yine inanılır ki; Evrenin dört kuvveti olmasaydı ortalığı sonsuz bir kaos ortamı kaplardı.
Yeryüzünde yaşamın sebebi ve kaynağı, güneşten gelen enerjidir. Ancak, evrenin dört büyük kuvveti olmasa, dünyada yaşam yine olmazdı. Bu dört temel kuvvet bizi yeryüzünde tutar, maddede molekül kolezyonu sağlar, yıldızların merkezlerindeki termonükleer tepkimeleri ve evrenin genişlemesini yönetirler.
Alevi sosyal yaşamında ve günlük anlatımlarda -sıradan akıllarda kolay yer edebilmesini temin için- toprak, hava, su ve ateş simgelerle ifade edilen bu dört fiziksel gücün var olduğu ve kâinattaki tüm gelişmeleri ve oluşumları kontrol ettiği, bugün bilim çevreleri tarafından da ittifakla kabul ediliyor. Günümüz astrofizikçiler, kâinatın varlığının ancak elektromanyetik güç, düşük nükleer güç, yüksek nükleer güç ve yerçekimi olarak adlandırdıkları bu dört gücün dengeli beraberliği ile mümkün olabildiğini söylüyorlar.
Alevi ibadetinin yapıldığı cem evleri evrenin dört kuvvetini temsil eden dört direk üzerine kurulur.Dört direğin üstü dokuz katlı göğün stilize edildiği bir örtü ile kapatılır.
Alevi mabetlerinin fiziki yapılanması Alevi simge dilinin bir parçasıdır,bu yapılanma ile, varlığın bir ışığın yayılması ile ortaya çıktığı, evrenin, onu taşıyan ve çökmekten alıkoyan dört kuvvetin denetiminde ayakta durduğu anlatılır.
Ancak evreni dengede tutan asıl büyük güç evrende bulunan her nesnenin sürekli dönüyor olmasıdır. Yaratılışın bütün evrelerinin sırası ile ve sembollerle anlatıldığı Ayin-i Cemin en temel ritüellerinden biri de coşkun bir müzik eşliğinde yapılan bir danstır. Bu kutsal dansın temel figürü danscıların bir yandan kendi eksenleri etrafında dönerken bir yandan da bir daire üzerinde yaptıkları dönüşlerdir. Alevi Ayin-i Ceminde bu dans ile bir hücre içinde çekirdeğin etrafında dönen elektronlardan, hem kendi ekseni hem de güneş çevresinde dönen gezegenlere, kendi çevrelerinde ve başka gök
adalarının çevresinde dönen gök adalarına kadar, en küçükten en büyüğe, Yaradılış’ın her evresinde var olan temel döngü, stilize edilmiştir.
Koreografisi gezegenlerin, yıldızların, yıldız kümelerinin ve gök adalarının kendi eksenleri etrafında ve daha büyük sistemler çevresindeki dönüşleri üzerine kurulmuş olan bu kozmik dansın ismi gökyüzü anlamına gelen ‘semah’tır. (Semah kelime olarak gökyüzü, uzay anlamındadır). Semah dönen danscılara da gezegen anlamında pervane adı verilmiştir ki bu isimlendirme ile semahın kozmostaki döngüyü temsil ettiği daha açık biçimde ortaya çıkar.Bu temsil Alevi nefeslerinde anlaşılır bir biçimde belirtilmiştir.
Aşk odu yürekte yanar
Beni gören mecnun sanar
Gökyüzünde ay, gün döner
Ya ben nice dönmeyeyim
Seyyid Nizamoğlu
Evren ancak evrende bulunan her şeyin dönmesi ile dengede durur. Semah ile Kozmos’un ruhu Ayin-i cem içine taşınır. Semah evrenin dengesinin, gök adalarından gözle görülemeyen en küçük hücrelere kadar tüm varlıkların sürekli dönüşleri ile sağlandığının Ayin-i Cem içinde simge dili ile ifadesidir.Semah, evrende dengeyi sağlayan unsurun, en küçüğünden en büyüğüne kadar evrende bulunan her nesnenin dönüşü ile sağlandığının müzik eşliğinde sahne düzeni içinde ortaya konmasıdır
Evrendeki sonsuz dönüşleri tasvir eden semahın evrendeki tüm olayları kontrol eden evrenin dört kuvvetini temsil eden dört direğin arasında icra edilmesi ile Kadim ve evrensel bir bilgi görsel bir şölen içinde ve kutsal bir gösteri ile katılımcılara aktarılmış olur.
ERDOĞAN ÇINAR

alevi

alevi

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>